İslama Davette Öncelik: “La İlahe’’

 
İslama Davette Öncelik: “La İlahe’’
Davetlerinin ilk maddesi La İlahe olmayan davetçiler, daima enerjilerini boşa harcamış olurlar. İşte bugün birçok İslam davetçisi enerjisini boşa harcamaktadır. Kalbinde, beyninde ve hayatında moda putu, şehvet putu, spor putu, makam putu, komünizm putu, kapitalizm putu, parti putu, müzik putu, olan bir kişiye, bu putlar inkar ettirilmeden veya bu şahısa tabi olduğu, peşinde koştuğu putunun mahiyeti izah edilmeden namaza götürülmeye çalışılıyor. Hatta namaza götürdüm, kıldırdım, sebeb oldum diye seviniliyor. Hatta böyle bir insana zekat vermesini, İslam’a ve müslümanlara hizmet etmesini anlatıyoruz. Diyelim ki yukarıda saydığımız putlara tabi olmakla birlikte kişi bütün servetini İslam’a ve müslümanlara hasr (vakf, bağışlama) etse yine o kişi müslüman olmaz. Ta ki tabi olduğu o putları terk etmedikçe; inkar etmedikçe.“La İlahe“ düsturunu davetin ilk maddesi yapamayan bir davetçi, çürük bir temel üzerine apartman yapmaya benzer. Bakarsınız bu bina bazen 10 kata kadar çıkıyor. Fakat bu bina tamam olduğu gün yıkılır. Çürük temeller üzerine yükseltilen binaların ömrü olmaz. Günde 3 kat bile çıksan temel bozuksa hiç bir şey kalmayacak, çökecektir. Ama temel sağlam olsa, İstenilen özellikte olsa idi senede 1 kat bile çıksan o artacaktı.

İşte putlarla birlikte tevhid tahakküm etmez. Kişinin taptığı komüzim, kapitalizm, faşizm, parti, mistizm, hümanizm, sosyalizm, moda, müzik, çağdaşçılık, spor putuna karışmadan, kişiye inkar ettirilmeden namaz kıldırtmaya azmeden saf niyetli İslam davetçisi bu haliyle, tenekeyi altın suyu ile parlatana benzer. Altın suyu tenekeyi altın yapmaz. Ancak kendisine ümit bağlayanı bir süre aldatır. Davetçi bir kişiyi İslam’a davet ederken onda makam putuna hürmet ve ihtiras olduğunu biliyor, fakat davetçi bu noktayı, illeti izah etmiyor. Makam putuna iman eden kişi de bu davetçinin vasıtasıyla müslümanların safına katılıyor. Gün geliyor Tağuti düzen makam putunun yüzünü gösteriyor. Birde bakıyorsunuz ki senelerce müslümanların safında yer alan bu kişi makam putuna İslam’ı ve müslümanları kurban edeni İslam adına tenkit etmeye çalışıyor. Halbuki asıl tenkide müstehak olan İslam davetçisidir. Zaten islam’ı ve müslümanları makam putuna kurban eden iman etmemişti. O makam putuna iman etmişti. Makam putuna ibadet etme fırsatı eline geçince ibadetini yapmaya başladı.
 
Ha
Yeryüzünde her şeyin zıddı vardır. Hakk dininin zıddı; “Halk’ın dini”dir. Hakk’ın dini (sistemi); Muhammed (sav)‘ın Allah’ın katından getirip haber verdiği hükümlerin, yasaların tümüdür. Halk’ın dini (sistemi) ise; Halkın heva ve heveslerini kanunlaştırmasıdır. Hakk’ın dini, Allah’a dayanır. Halk’ın dini ise fani şahsiyetlere dayanır. Halkın dininde kanun yapmak, nizam belirlemek insanlara verilmiştir. Hakk’ın dininde ise; kanun yapmak, sistemi tayin etmek sadece ve sadece Allah’a (cc) aittir.

Bir millet, Allah’ın göndermiş olduğu kanunlara ihtiyaç duymaz ve kendi kendini idare etmeye kalkışırsa; Allah’ın dininden çıkmış; Halk’ın dinine girmiş olur. Halk’ın dini; milletin iradesini, Allah’ın iradesine tercih etmektir. Yani Allah’ın inzal etmiş olduğu kanunları reddedip bunların yerine insanların uydurduğu kanunları kabul etmektir. Bu durum İllallah’ı iptal eder. Çünkü “İllallah“; Allah’ın iradesinden üstün irade, Allah’ın kanunlarından yüce kanun yoktur anlamına gelmektedir. Kişi Allah’ın kanunundan daha yüce kanun tanıdığı andan itibaren Halk‘ın dinine girmiş olur. Halk’ın dini, Allah’ın dininin anlaşılmasına daima engel teşkil etmiştir. Bunun içinde Allah (cc) Muhammed (sav)‘i Halk’ın dinine karşı uyarmıştır.
Allah (cc) buyuruyor ki :
“Yeryüzündeki insanların çoğuna uyacak olursan seni Allah yolundan saptırılar. Zira onlar, ancak zanna uyarlar ve yalnız yalan söyleyip dururlar “ (En’am:116)

Bu ayeti kerimeye göre Allah’ın dinine rağmen, malzemesi zann ve yalandan ibaret olan bir de Halk’ın dini vardır. Halkın dini birçok batıl dine kaynaklık eder. Nitekim Zemahşeri (ra) bu ayetin açıklamasında şöyle diyor : “İnsanların çoğu hevalarına tabi olurlar. Hevalarına tabi olan bu insanlar, Atalarının Hak üzere olduklarını hep zan ederler ve onları taklid ederler “ (Tefsir-i Keşşaf (Zemahşeri):2/60, Beyrut/1947) Dikkat edilirse Halkın dini insanları atalar dinine sürüklüyor. Halkın kendi heva ve heveslerine dayanarak ihdas ettikleri dinin enva-i türlü isimleri vardır. Ancak halkın dinine, halkın nezdinde ve makbul ismi veren Yunanlı filozoflar, Halkın dinine “Demokrasi“ ismini vermişlerdir. Ve bu isim, bütün beşeri ideolojilerin üssü olmuştur. Yani bütün beşeri ideolojilerin asgari müşterek noktaları demokrasidir. Bugün dünyada Kapitalist sistemler, Liberalist sistemler, Sosyalist sistemler hep demokrasiye sahip çıkıyorlar. Sağcısı da, solcusu da, liberalisti de, muhafazakarı da hep demokrasi diyorlar. Borazandan tek ses geliyor. O ‘da demokrasidir. Yazıktır ki müslümanım diye ortaya çıkan güruh ta bu akıma katılmış, muhafazakar demokratım diyebiliyorlar!

Halk kendi kendini yönetir; ilkesini savunan demokratik felsefe, şirk ve küfürden başkası değildir. Halkı yaratan Allah (cc) Halkı kanunsuz bırakmamıştır. Göndermiş olduğu Peygamberler vasıtasıyla hayat kanunlarını halka ulaştırmıştır. Bu kanunlardan habersizler cahil, aşanlar ise zalimlerdir.

Allah (cc) buyuruyor ki:
“And olsun ki, sana gelen ilimden sonra onların hevalarına tabii olursan muhakkak zalimlerden olursun “(Bakara:145) Hakk’ın dininin olduğu yerde Halkın dinine ihtiyaç yoktur. Bunun belirtisi ise kelime-i tevhidin başındaki La İlahe fermanıdır.

Hakk’ın dini, Kur’an’a, sünnete, İcma-i ümmete ve kıyası fukahaya dayanır. Yani bunlardan kaynaklanmayan ve bunlarla çatışan, zıtlaşan her şey Halkın dinindendir. Pek çok insan görürsünüz İllallah der. Kalıbları insanı aldatır. Ama söyledikleri, yaptıkları ve savundukları halkın istek ve arzularıdır. Vahyin istek ve arzuları, emirleri değildir. Hatta böyleleri zaman zaman halkın isteklerini ibadet niyetiyle yaparlar. Bu durum tamamen itikadi bir sapıklıktır. La İlahe demeden İllallah demektir. Bu da insanı iman sahibi yapmaz. Kişinin iman sahibi olabilmesi için Allah’a iman etmesi lazımdır. Allah’a iman etmesi için de İllallah demesi gerekir. İllallah demek için de şeksiz La İlahe demesi zorunludur. Her din kendi ilkelerine uygun insan tipini ortaya çıkarır. Halkın dininin ortaya çıkardığı insan tipi de inkar edilemez. Bilhassa “Çevre Putu“ halk dininin diktirdiği bir puttur. Asrısaadete gidersek Muhammed (sav)’in amcası Ebu Talib, Peygamberin, son çağrısına şöyle karşılık vermişti : “Kureyş benim, bu sözümü (La İlahe İllallah), ölüm korkusuyla söylediğimi zannetmeseydi, söylerdim.“ Görüldüğü gibi Ebu Talib’in Allah’ın dinine girmesine Halkın kınaması, yani halkın dini engel olmuştur. Bugün de Ebu Talibin ileri sürdüğü sebebi ileri sürenler vardır. Nitekim Halk bize, elalem bize ne der mantığı gündemde zirvededir. Ve bu mantıkla Rabbani hakikatler sürekli olarak ketmedilmektedir. Ama kelime-i tevhidin başındaki La tokadı bu mantığı parçalar. Kelime-i tevhidin başındaki La İlahe fermanı insanın kalbinden “Halk Bize Ne Der?“ ilkesini atıp bunun yerine “Allah bize Ne Der“ şuurunu yerleştirir. Yunanlı filozofların ortaya atmış oldukları demokrasilerde Allah tercihinin, beşer tercihine kurban edildiği, helal ve haram sınırlarının tahrib edildiği bir ortamdır. Halk tümüyle birleşerek faizi isteseler veya zina etmek için genelevi yapmak isteseler, bu arzuları demokraside gerçekleşir. İşte bu halkın dinidir. Halk ne dilerse onu yapar. Velev ki Allah’ın inzal ettiği hükümlere muhalif olsa bile. Fakat Allah’ın dininde durum tamamen bunun tersidir. Yani toplum istiyor diye zina evleri ve faiz şubeleri açılmaz. Çünkü Allah’ın dininde insanların ittifakı, hatta dünya toplansa bile Haramı Helal, Helali haram Yapamaz.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:
SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ
 
 
Siteyi
Sık Kullanılanlara
Ekle

KABENURU
BIR COK DILDE MEALLI KURAN
DINLE


NASHEED DINLE
DINLE
-----------------------------------
Feyzul Furkan
Kuran-ı Kerim Meali
ve Orjinal Arapca

-----------------------------------
Kuran-i Kerim Arapca
-----------------------------------
Elmalili Hamdi Yazir
Turkce Meali

-----------------------------------
Kütüb-i Sitte
-----------------------------------
Ahmed b. Hanbel
el-Müsned

-----------------------------------
Ebu Hanife Müsned
-----------------------------------
İmam Malik Muvatta
-----------------------------------
Sahih-i Buhari
-----------------------------------
Sahih-i Muslum
-----------------------------------
Sünen-i Tirmizi
-----------------------------------
Sünen-i Ebu Davud
-----------------------------------
Sünen-i Darimi
-----------------------------------
Sünen-i İbni Mace
-----------------------------------
Sünen-i Nesai
-----------------------------------
İbn Hacer el-Askalani
Fethu'l-Bari
(Sahih-i Buhari Şerhi)

-----------------------------------
İmam Nevevi
Dualar ve Zikirler

-----------------------------------
Kudsi Hadisler
-----------------------------------
Uydurma Olduğunda
İttifak Edilen Hadisler

-----------------------------------
-----------------------------------
Esma ul Husna
-----------------------------------
Reklam
 
ONLINE DINLE
 


Ali Küçük
Hadis Tefsiri

-----------------------------------
Saffet Bakırcı
Hadis Tefsiri
-----------------------------------
Ahmet Kalkan
Sohbetleri

-----------------------------------
Hasan Karakaya
Sohbetleri

-----------------------------------
Timurtaş Hoca
Sohbetleri

-----------------------------------
Yoldaki İşaretler
(Dinle)

-----------------------------------

ONLINE IZLE
 
-----------------------------------
Efendimizin Hayatı

-----------------------------------
Tevhid Nesline Bir Örnek:
Maximilianus

-----------------------------------
Kehf Suresi

-----------------------------------
Mazlum

-----------------------------------
Kavimlerin Helakı

-----------------------------------
 
 
Selamun Aleykum 59909 ziyaretçi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
ONLINE